AöFCafe Açıköğretim öğrencileri Paylaşım ve destek platformu
Eylül 08, 2008, 12:16:41 pm *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Artacak is yukumuzu hafifletmek nedeni ile forumumuza yeni moderatorler alinacaktir. Sadece forum uyeleri moderatorluk basvurusunda bulunabilir.Başvurular için tıklayın***Üyeye Özel Foto Albüm!!Arkadaşlar sitemiz her üyesi Kendine özel olarak Kullanabileceği resim ekleyebileceği albüme kavuşmuştur güle güle kullanın

 
   Ana Sayfa   Forum Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
* *

Jul 03 2006     Öğrenme
Tarafından admin | 240 Görüntülenme | 0 Yorumlar | Puanlama: (0 Puanlama)

Beynimizin yaptığı en akıl almaz işlerden biri öğrenmedir. Sizden bu kadar çok şeyi öğrenmenizi beklemeleri saçma değil mi?

(Okula giden çocukların her gün 10 yeni kelime öğrenmesi gerekiyor. Ama bu rakam Burmalı Banddanta Vicittabi Vumsa’nın ezberlediği 16.000 sayfa kutsal metnin yanında düşük kalıyor. Veya  Rus Gazeteci Solomon Veniaminoff, tüm hayatı boyunca öğrendiği hiçbir şeyi unutmadı.) 

Öğrenmek aslında bilgileri hatırlamaktır. Bir tek bilgiyle ilgili ne kadar çok çağrışım yaparsanız, o kadar kolay hatırlarsınız. Ezber yapmadığınızdan emin olun. Her ne kadar öğrendiğiniz derslerin yapacağınız meslek ile alakasız olduğunu düşünseniz de, ilerleyen zamanlarda o bilgiler sizin kültür seviyenizi belirleyecektir. Ve çevrenizde “ne kadar çok şey biliyor” diye parmakla gösterilen biri haline getirecektir. 

Ben  ders çalışırken her zaman kendimi öğretmen yerine koyar, kendimce tiyatral bir sahne hazırlarım. (bunları zihnimde canlandırıyorum tabii ki yoksa gidip odama sınıf tahtası, tebeşir, sıra gibi şeyleri yığıp abartmıyorum. Sizin imkanınız var ise abartabilirsiniz, ama suçu üstüme atmayın) Matematik gibi sayısal konularda kendinizi öğrencileri olan bir öğretmen yerine koyabilirsiniz. Zihninizden veya sesli olarak soruları, konuları açıklarken çok daha kolay öğrendiğinizi ve birkaç sene sonunda bile sadece bir kere bakmak ile her şeyi anımsayacağınızı garanti ederim. Veya tarih dersinde bir padişahın dönemini okurken alınan kararları, savaşları, sonuçlarını roman okur gibi veya sinemada “Cesur Yürek”i izler gibi canlandırmaya çalışırım.

Ne çalışırsanız çalışın, ne okursanız okuyun olayı zorunluluktan çıkarın… Öğreneceğiniz her şey ilerde girebileceğiniz bilgi yarışmasında milyarlar kazanmanıza vesile olabilir. Hayal dünyanızı öğrenirken açık tutun…


Zihni beceri ve zekayı belirleyen esas faktör hücreler arası bağlantı zenginliğidir. P. Russet beynin 1 gr'nın bütün dünyadaki telefon ağına eşit sayıda bağlantı verdiğini söylemiştir. 

Üç çeşit hafıza vardır:

    • Duygusal hafıza, 
    • Kısa süreli hafıza, 
    • Uzun süreli hafıza.

Bir tek bilgiyle ilgili ne kadar çok çağrışım yaparsanız, o kadar kolay hatırlarsınız. Öğrenme sırasında meydana gelen olayların hiçbiri yorgunluk yapmaz. Veya daha açık ifade edersek, öğrenme sırasında beyinde meydana gelen yorgunluğu atmak için bir derin nefes almak yeterlidir. Beynin sınırlarına ulaşmak bugün için pek mümkün gözükmemektedir. Bu sebeple öğrenme yoluyla beynin dolması ve yorulması imkansızdır.

Öğrenme sırasında yorgunluk olmaz mı? Olur tabii. Ancak öğrenme sırasında meydana gelen yorgunluk ya, bedeni belirli bir biçimde tutmaktan kaynaklanan kas yorgunluğu ya da başka bir şey yapmak istediğinden doğan hissi yorgunluktur. Sinir hücresi sahip olduğu özellikleri gereği kas hücrelerinden bütünüyle farklıdır. Bir çok ayrılığın yanı sıra bu ayrılıktan ötürü koşan bir atletin veya ağır yük taşıyan birinin kaslarında meydana gelen yorulmaya benzeyen bir yorgunluğun "çok çalışmak" sonucu beyinde meydana gelmesi söz konusu değildir. Çünkü ilmi araştırmalar hassasiyet kazandıkça görülmektedir ki; etkili öğrenme, her işte olduğu gibi öğrenilecek alanların planlanmasıyla başlar.Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde hangisinden işe başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyor mu? Şayet "evet" diyorsanız planlı çalışmayı bilmediğinizi söyleyebiliriz. Çalışmada plan; neyi, be kadar, ne zaman, nerede, nasıl çalışacağınıza karar vermek demektir.

Gazetede çıkan bir haberde Fen ve Anadolu Liseleri sınavında en iyi dereceyi elde etmiş bir öğrenci sınav için: "Aşırı çalışmadım, ama düzenli çalıştım" diyor. Yine bu konuyla ilgili bir atasözümüzde, "Suyun taşı delmesi gücünden değil sürekliliğindendir" diyor.

Forumdan mesajlar

İstatistikler

Üye
  • Toplam Üye Sayısı: 396
  • En son: sburak
İstatistikler
  • Toplam Mesaj Sayısı: 1074
  • Toplam Konu Sayısı: 708
  • Bugün Online: 3
  • Tüm zamanlar Online: 22
  • (Ekim 20, 2007, 08:32:23 pm)
Online Üyeler
  • Kullanıcılar: 0
  • Misafirler: 1
  • Toplam: 1

Minichat

Sponsor

Ürün Adı
Cihan Harbi ve Türk Ermeni Meselesi

TinyPortal v1.0.5 beta 1© Bloc

|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!


Google ve orumceklerin son ziyareti Dün 08:25:49 pm